0

Tatil planım

29/5/2009 tarihinde yazıldı.
Yorum (0) Kalıcı Bağlantı



Öncelikle bir kısım "Fesat Fatma"lar için belirteyim,yarın
ve de Pazar günü "denize gittim çimdim,arkasından da
iki tek attım,bira içtim veya oralara buralara gittim"
türünden bir aktivite içinde olmayacağım.
Yani fesatlığa gerenk yok.
Niyetim iki gün boyunca ayağımı uzatıp evde film izlemek.

Bu bloğa geldiğimden beri bir şey dikkatimi çekiyor.
O da herkesin profilinin filmlerle,kitaplarla vs. dolu oluşu.
Benimki ise garibanın buzdolabı gibi.
İçinde savaş gazisi gibi kafası bandajlı sıçanlar dolaşıyor.
Haliyle insanın zoruna gidiyor bu durum.
Gerçi ben de film izliyorum ama isimlerini bilmiyorum.
Bir de benim izlediğim filmlerde bi tuhaflık var.
Pek öyle uzun cümlelerle konuşma olmuyor mesela..
Çoğunlukla "aah" "oohh" "nayn nayn" yada "ya ya"
"yes yes" " fak fak" gibi bölük pörçük kelimeler oluyor..

Toplasan yekününden eli ayağı düzgün bir cümle çıkmaz.
Bir de bitmek tükenmek bilmeyen bir aksiyon.
İnsanın gözü kaşı kararıyor.
Ve de bu aksiyon esnasında silah yerine garip aparatlar
kullanılıyor.
Daha doğrusu bir tane aparat var da,iki kişi ortaklaşa
kullanıyor.
Ama sen çok kullandın ben az kullandım diye maraza çıkmıyor.
Hatta iyi oluyor manasına "ohh ohh" deyip duruyor ötekisi.
Yalnız bu aparatlar sık sık bozuluyor mu yoksa arada bir
ayar vermek mi gerekiyor bilmiyorum,diğeri yetkili servis gibi
hemen olaya müdahale edip epey bi uğraştıktan sonra tekrar çalışır
vaziyete getiyor,arkasından aksiyon kaldığı yerden devam ediyor.

Bir de bu filmleri ne zaman izlesem dejavu yaşıyorum.
"Lan sanki ben bunu daha evvel izlemiştim" diyorum.
O yüzden kendi tarzımın dışına çıkıp Atilla Dorsay'a ya da
Ali Hakan'a fikir danışmaya karar vermiştim ama birinin
tavsiyeleri tatil günü çekilmez;diğeri ukalalığından film
beğenmez,yanlış yönlendirir..
Ben de o yüzden kulağıma çalınan,milletin sıkça lafını ettiği filmleri
izlemeye karar verdim.
Hem bir toplulukta lafı geçse avanak avanak bakacağıma edecek
bir çift lafım olur.
Planım şöyle:
İlk iş "ıssız adam"ı izleyip bir iki meze tarifi almak.
Hem inadımdan hem de Ayla Dikmen'in şarkısını bünyem
kaldıramayabilir diye korkumdan izlemeyip sallamıştım.
Ayrıca "yemek yapan erkek" modelini başımıza bela ettiğinden,
içinde "ana avrat ve de sülale"kelimeleri geçen veciz sözler söyler
bahaneyle rahatlarım.
...
Önce aklımda gözleme yapmak vardı ama her zaman söylediğim
gibi üzerimde o tür işleri yapacak organ barındırmadığımdan
vazgeçtim.
Hem elime tipime de yakışmaz.
Hani deveye sormuşlar "mesleğin ne?" diye de..
O da "terzi" deyince "ne de yakışır haspaya" demişler ya..
Benim ki de o hesap işte..
Devenin dikiş dikmesi gibi bir şey olur herhalde..

Neyse.."Issız dürzü"nün katkılarıyla nevalemi düzdükten sonra
"Erkekler ne söyler kadınlar ne anlar"ı izlemek istiyorum.
Bakalım kadın kısmı bizim lafları hakikaten kulaklarıyla mı
dinliyor yoksa kullandıkları başka bir techizat var mı?
Bizim laflar o zarif kulaklardan geçip beyne ulaşıncaya kadar
nasıl bir evrim geçiriyor,meraktayım..
Acaba "ben derim İstanbul boğazı,sen anlarsın yandı gözümün ağzı"
türünden kulaktan kulağa oyunu gibi bişey mi,yoksa bu işte kasıt
filan mı var?
Öyle ya..
Bu kadar iletişim kabızlığının bir nedeni olmalı..
Daha sonra da Benjamim Button'un tuhaf hikayesi ve de Melekler
ve Şeytanlar var sırada..
Araya benim filmlerden de bir iki parça attım mı...
Daha ne olsun..

Kısacası,buralardayım..
Canı sıkılan olursa beklerim..

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Arkadaşına Gönder! :: Etiketler :

Yorum Gönder

Adınız :

Yorum Başlık:

Yorumunuz:




0 yorum yazilmistir