Köprülü Kanyon-Rafting 3
Tarih: 18:54, 11/8/2006 Kategori: GEZiMTRAK

(Yukarda fotoğrafı çekmek çok zor.Çünkü buralara ulaşmak problemli.
O yüzden çekenlerden alıntı yapmak zorunda kaldım.)
...
Akşam oldu..Bu arada rezervasyonları yaptırdım rafting için..
Bulunduğumuz çardak restorana biraz mesafeli.O yüzden müzik sesi
gelmiyor.
Bizde arabanın birini oturduğumuz yerin önüne çektik.Tam kıro işi..
Bagaj açık..Malum,müzik öyle daha güzel çıkar..
Engebeli arazide hiç dans etmemiştim.Rafting uğruna,milletin havası
kaçmasın diye onu da yaptık.
Görende sanır ki kırk gün kırk gece düğün var..
Gece 3 sularında nihayet yatmaya gidildi.
...
Rafting yapacağımız saat 11:30
Erkenden kalkıp herkesi ayağa diktim.Kendi hallerine bırakırsan adım
gibi biliyorum sızmış numarasına yatacaklar..
...
Herkes kalktı, ancak suratlarda öyle maceracı bir görüntü yok.
Hadi bayanları anladık da erkeklerde de aynı surat var.
Ama bunları dikkate alacak biri yok.Hı hı hah hah..hah.hah (biraz daha
eko rica ediim)
Yolluğumuzu hazırladık.Yolluk dediğim de poşetin içinde 4-5 bira..
...
Rafting yapacağımız yere doğru yola koyulduk.
Ancak milletin suratından düşen bin parça..
Sanırsınız asmaya götürüyorlar..
...
Kapıda bir rehber karşıladı.
Ben ukalalık yapıp herkese terliklerini çıkartıp,üstlerine de tişört giy-
melerini söylemiştim.
Adam da tam tersini..Üşürsünüz tişörtleri çıkarın..
Neyse, "terlik olmayıversin"e kadar geldi iş.
Kendileri terliğin topuğun hemen üzerinden geçen kuşaklı,ayaktan
kolay çıkmayacak türlerinden giyiyorlar..Aklınızda bulunsun..
...
Önce bize bir brifing verdiler..
Kıyıya bir adet Zodyak tabir edilen botlardan birini koymuşlar..
Tatbikatı onun üzerinde yapıyorlar.
Zaten botu görünce "hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını" anladım.
Ben sanıyorum ki sandal gibi ortasına bile oturulabilir..Hatta ben kürek
çekmem kamerayla çekim yaparım sanıyordum.
Ne kadar yanıldığımı botu görünce anladım.
...
Bir kere botun içi miçi yok.Var da benim tahmin ettiğim gibi yok.
Bol olan bir şeyi tarif ederken "dökümlü" tabiri kullanılır ya..Bu da
öyle.O yüzden teknede durduğun gibi ayakta duramazsın.Orası sa-
dece botun altını kapatmak için sanki..
Kısacası köy ağası gibi sedirin üstüne postu serip keyifli keyifli geği-
rip yelleneceğin yiyip içeceğin bir ortam yok.
"Diken üstünde oturmak" deyimi tam da bu durumlar için söylenmiş.
...
Rehber başladı anlatmaya..
Allahı var güzel de anlatıyor.Anlatıyor anlatmasına da ağzından hayır-
lı bir kelam çıkmıyor.
İki lafından biri "düşersen,uçarsan" şeklinde..Denizde olsan bu lafları
kafana takmasın.Ama nehir de öyle değil.
Bir kere su soğuk.Ortalama 10-12 derece civarında..Soğuk suda yü-
zen varsa bilir ki kısa bir süre sonra vücudun uyuşur,soğuğu hisset-
mez hale gelir.Ancak bu defa da hareket kabiliyetin azalır.
İkincisi deniz suyuna göre kaldırma gücü daha zayıftır.Bu da daha faz-
la efor sarfetmen anlamına gelir.
Kısacası kondüsyon şart.
Nehrin derinliğide farklı farklıdır.Düştüğün yer beş metre de olabilir,
beş santim de..
Beş metre ise sorun yok.Beş santim sorun çok.Vücudun oturmaya ya-
rayan organları taş veya ağaçtan hasar görebilir.Hele bir de kuyruk
sokumuna denk gelirse tadından yenmez.
Başıma geldi ordan biliyorum..
...
Ben çoğunluklukla hergün 4-5 Km.civarında koşarım.Fırsat buldukça
da ağırlık çalışması yapmaya gayret ederim.O yüzden kondüsyon bakımından sıkıntım yok.
Ancak yanımızda bir karı koca var ki..İkisi de bir alem.
İkisi de akciğer filmi gibi.İkisi de "kaburga şov" yapıyor.
Hani elini yumruk yapıp ayları sayarsın.Çukurlar otuz çeker tümsekler
otuzbir..
Aynı şeyi bunların kaburgalarında yapabilirsin.
Erkek olanı enerjisini çok ekonomik kullanır.
Bir yere gidelim desen ilk sorusu "düz ayak mı?" dır.Düz ayak,inişi çıkışı virajı olmayan,geldiğin gibi girebileceğin yer demek.
Eğer bir basamak çıkış ya da iniş varsa rahatsız olur.
...
İşte böyle adamlara rağmen biz bu işi becerdik..
...
Fazla uzadı...Sonra devam ederiz...

{ yorum yaz }
