Kerime Nadir,Twilight vs.
Tarih: 23:07, 22/5/2009

Bugün blogları dolaşırken Tv'de sabah yayınlanan "kadın
programlarına farklı bir bakış" adı altında bir yazı okudum.
Blog sahibesi mealen:Kerime Nadir'in romanları yüzünden
on yedi yaşında aşık olup evlendiğini-burada bir saplama
yapayım.Ben de Kerime Nadir'in yabancı versiyonu Barbara
Cartland okudum bol miktar.
Ancak hiç aklımdan öyle bir şey geçmedi.
Hatta sanki sünnet edeceklermiş gibi köşe bucak kaçtım bu
işlerden.Gerçi sonuç değişmedi ama..
Yani etkisi tartışılır-kızı doğar doğmaz da o kitapları ortalıktan
kaldırdığını,kendi durumunu kızının öğrenmemesi için de
karı koca ilginç fikirler geliştirdiklerini,sonunda da imdatlarına
Serap Ezgü'nün programının yetiştiğini,çünkü kızı ne zaman
TV'yi açsa kocasından dayak yiyen kadınları gördüğünü söylüyor.
Gelelim bu mevzunun benimle ilişkisine..
Bundan iki ay evvel iki hatun adayı ile beraber şu meşhur
Twilight'ı izledim sinemada..
İzleyen bilir,Twilight bir aşk filmi.
Taraflardan birisi vampir olduğuna göre fantastik aşk hikayesi
demek daha doğru.
Neyse,bu iki sıpanın beni bu filme götürmekteki ısrarının nedeni,
kendilerinin ifadesiyle her ne kadar "daha zevkli" oluyor ise de
aslında âlâkası olmadığını ,asıl sebebin filmden payıma düşen
bazı dersleri almam gerektiği düşünüldüğünden getirildiğimi
anlıyorum.
Şöyle ki:
Filmin bir yerinde kız erkek arkadaşını eve babasıyla tanıştırmaya
getiriyor.Oğlan dışarda beklerken kız babasına meseleyi anlatıp
alıştığımız klişe lafla "ona iyi davran" diyor.Babası da melek olacağını
ima ediyor ve film benim açımdan misyonunu tamamlamış oluyor.
Yani o dakikadan sonra sinemadan çıkıp gitsem nereye gidiyorsun
diyen olmayacak.
Bilmem anlatabildim mi?
Devam edelim...
Filmin arkasından sinemadan çıkılıp kitapçıya gidiliyor,beş ciltlik
Twilight kitaplarından halen piyasada bulunan üçü alınıyor.
Bir kitap tavsiye edildiğinde ilk sorunun "konusu ne?" olması
gerekirken "kaç sayfa" diye soran bu iki sıpa kişisi her biri dört
yüz küsur sayfalık kitabın yarısını o gün okuyor.
Ertesi gün de ders aralarında okumak için okula götürüyor.
Neticede serinin tamamı kısa sürede hatmedilmiş olup,halen
ikinci defa okunmakta..
Önceleri "David'i siz alın Bella'yı ben" diye dalga geçerken bu
blogda okuduğum yazı birden aklımı başıma getiriyor ve bir
adet odun ediniyorum.
Eee..
Ne demişler kızını dövmeyen dizini döver.
Valla ayıptır söylemesi ben dizlerimi severim.
Şahsen canlarını yakmak istemem.
Ayrıca Bella'yı almaktan vazgeçmedim ama kızları da David'e
kaptırmaya hiç mi hiç niyetim yok.
Bilgilendirici not:
Her ne kadar "odun edindim" desem de zaten odunu bunlar
doğar doğmaz edindim,bir...
Aşk filmini aşk filmi yapan,ağzının suyunu akıta akıta izlemeni
sağlayan şey aslında film değil ,bizzat izleyenin kendisi iki....
Yani ,kafanda kadın/erkek yoksa aşk filmi de yok.
{ yorum yaz }
