faydalı olsun diye yayınladığımız dökümanlara bakan insanlardan hiç olmazsa kuru bir sağol beklerken, "gıcık","Hocama da zaten bu yakışırdı" gibi incitici yorumlar okumak
ne yalan söyleyeyim insanın canını sıkıyor.
Bu arada "sana bu yakışırdı" lafının neresi incitici diyenlere de şöyle derim:Bu lafın
açılımı "senin gibi toslumbağadan da bu beklenirdi zaten.."dir.
Hatta pek güvendiğim "birdeliningunlugu" bile sanki laf sokuşturmuş..Ya da bana
öyle geldi.Zaten ben işime geldi mi,lafı kıçından anlamaya bayılırım.
Çünkü elimde ona uygun söylenecek bi çift lafım vardır,elde kalmasın diye öyle anlarım.
Uzatmayalım;tüm bunlara karşılık kimse çıkıp da "niye yaptın?","derdin neydi?" diye
sormadı.
Sormasalar da cevabını ben vereyim:Sizin için!
Yani başta blog arkadaşlarım olmak üzere internet camiası için.
...
Günümüzde orta halli bir insan için tatile çıkmak artık problem değil.Kredi kartı,taksit
maksit derken bir şekilde para konusu ayarlanabiliyor.Tabii çatısına helikopter inen
banyosu jakuzili oteller aramazsan..Ki,benim gittiğim yerde paran olsa da o tür yerleri
bulamazsın.
Asıl sorun zaman.
Hele sadece iki üç günlük tatillerde bu tür yerlere gitmek imkansız.
İşte bu nedenle "zararı yok;kendimizi feda edelim","ne yani..insanlık öldü mü?" gibi
düşüncelerle kendimizi yollara attık.Sabahın körlerinde daha kargalar kahvaltı servisi
yapmadan yollara düştük.
Dağları tepeleri aşıp nehirlerden geçtik.Gerçi üstünde köprü vardı ama,olsun;sen niyete bak.
Gittiğimiz yerde yeşilaycı kimliğimizle kötülüklere savaş açıp özel-tekel demeden tüm
alkollere karşı imha hareketine giriştik.Hatta dönerken bir daha gelişimizde kalanını da
imha edeceğimize dair birbirimize söz vererek işletme sahibine gözdağı verdik.
Yalnız adamı korkutmakta ne kadar başarılı olduk,orasını bilemem.Çünkü bizi uğurlarken
gülümsüyordu.Belki o da yeşilaycıydı da yaptıklarımızdan memnun oldu.Ne bileyim..
Şimdi tüm bunlar yapılması kolay ve hoş şeyler mi?
Kim ister bayram günü evinde adam gibi oturmak yerine bu kadar zahmete katlanmayı?
Belki lafıma inanmazsınız diye üşenmedim eşelemeci deşelemeci-blogcu yanımla
araştırma yaptım.Yapılan işin zahmetini anlatabilmek için belge aradım.Sonunda Turizm
Bakanlığı'nın resmi web sitesinde bu yerle ilgili yazısını buldum.Tek bir virgülüne bile
dokunmadan yayınlıyorum.Sitede şöyle diyor:
"Selge önemli bir Pisidia şehridir. Toros dağlarının güney eteklerinde ulaşılması güç
doğal korunaklı bir yerde bulunur. Selge’ye, uçurumların, nehirlerin ve küçük şelalelerin
bulunduğu ormanlık yoldan tırmandıktan sonra bir Roma köprüsünden geçilerek ulaşılır."
...
Uzun lafın kısası biz bu haltı,internet camiasına bir nebze katkımız olsun,zaten internette
bulunan bilgilerinde dışında biz de bir şeyler ilave edelim diye yedik.
Bir tek yukardaki fotoğrafı internetten yürüttük.Bu antik tiyatro bulunduğumuz yerden aşağı yukarı on kilometre uzaklıkta dağın tepesinde..O ara yoğun bir şekilde 70'lik bir
şişe üzerinde "acaba fünyeyle mi patlasak,yoksa direkt kapağını açıp mı imha etsek"
diye kafa patlattığımızdan oraya gitme fırsatımız olmadı.Dolayısıyla da özgün fotoğrafını
kullanamadık.
...
Kendi adıma sonuç olarak şunu söyleyebilirim:
-Kendim için bir şey istiyorsam namerdim! (S.Demirel)